YAYINLAR & MAKALELER

Bu bölümde psikoloji alanındaki akademik çalışmalarımızı ve diğer yayınlarımızı bulabilirsiniz.

image/svg+xml

Early Maladaptive Schemas (EMSs)

Derya Şen, Uzm. Psikolog

Early maladaptive schemas (EMSs) are described as “broad, pervasive theme or pattern, comprised of memories, emotions, cognitions, and bodily sensations, regarding oneself and one’s relationships with others, developed during childhood or adolescence, elaborated throughout one’s lifetime and dysfunctional to a significant degree”. The theory is conceptualized five universal core emotional needs that need to be met by significant others during childhood. ⟶ Devamı

Romantik İlişki ve Eş Odaklı Obsesif-Kompulsif Belirtiler

Romantik İlişki ve Eş Odaklı Obsesif-Kompulsif Belirtiler

Psk. Dr. Burcu Yıldırım Altınok

Romantik ilişki konusundaki en önemli kuramsal yaklaşımlardan biri de ‘‘Bağlanma Kuramı’’dır. Çocuk için bağlanma figürü temel bakım veren kişi, sıklıkla da anneyken; yetişkinlerde bağlanma figürü romantik eş olmaktadır (Hazan ve Shaver, 1987). Yetişkinler için romantik eş güven, rahatlama ve desteğin en önemli kaynağıdır (Hazan ve Zeifman, 1999). Shaver ve arkadaşlarına (Shaver ve Hazan, 1988; Shaver ve ark., 1988) göre istikrarlı, karşılıklı ve doyurucu bir romantik ilişkinin oluşması ve devam etmesi için bağlanma, bakım verme ve cinselliğin optimal düzeyde olması gerekmektedir. Aksi durumda ise ilişki içinde gerilim, çatışma, dengesizlik gibi durumların yol açacağı ayrılıkların yaşanması söz konusu olabilmektedir. ⟶ Devamı

Çift ya da Eş ilişki sorunlarında yaygın döngüsel dinamikler

Çift ya da Eş ilişki sorunlarında yaygın döngüsel dinamikler

Dr. Selçuk Aslan, Psikolojik Danışman

Hemen her çift, ilişkilerine umut dolu hayaller ve idealize edilmiş beklentilerle başlar. Ancak bir ilişkiyi sağlıklı bir şekilde kurmak ve sürdürmek, doğuştan gelen bir yetenek değil, geliştirilmesi gereken ilişkisel bir beceridir. Özenli bakım gerektiren çift ilişkisi kendi haline bırakıldığında tatmin duyulmayan ve sorun üreten bir yapıya dönüşebilir. Zaman zaman kendisiyle dahi çatışmalar yaşayabilen bireyin, ötekiyle kurduğu ilişkide doyum verebilmesi ve alabilmesi zor olmasa da, bu bazen karmaşık bir süreçtir. ⟶ Devamı

Psikolojik İyi Oluşu Belirleyen Bazı Faktörler: Sağlık Kaygısı, Duygu Düzenleme Güçlüğü ve Sağlık Kontrol Odağı

Psikolojik İyi Oluşu Belirleyen Bazı Faktörler: Sağlık Kaygısı, Duygu Düzenleme Güçlüğü ve Sağlık Kontrol Odağı

Burcu Yıldırım, Uzm Psikolog

Araştırma Makalesi • Psikolojik iyi oluş, pek çok insanın erişmeye çalıştığı doyumlu bir yaşamla ilişkilendirilmekte ve psikoloji alanyazını da iyi oluşun belirleyicileri üzerinde genişlemeye devam etmektedir. Bu çalışmanın amacı, psikolojik iyi oluş üzerinde sağlık kaygısı, duygu düzenleme güçlüğü ve sağlık kontrol odağının rolünün incelenmesidir. Çalışmanın örneklemini 18-53 yaş aralığındaki (Ortyaş = 32.48, SSyaş = 6.9) 490 yetişkin oluşturmuştur. ⟶ Devamı

Suçluluk Duygusu Bizi Nasıl Etkiler?

Suçluluk Duygusu Bizi Nasıl Etkiler?

Ayperi Haspolat, Uzm. Psikolog

Klinik açıdan önem taşıyan ve kişinin hayatını olumsuz etkileyen suçluluk çoğunlukla bilinçdışı düzeyde olabilir ve kendini çok farklı yollarla ortaya koyabilir. Kendini aşağılama ve hor görme eğilimi, övgü ve iltifatları içten bir şekilde kabul edememe, sevildiği ve değer gördüğüne ilişkin deneyimleri farkında olmadan görmezden gelme veya değersizleştirme, yeni bir ilişki başlatma veya sürdürmede ketlenmeler şeklinde görülebilir. Hayatındaki olumlu değişimlerden sonra başarı ve mutluluk karşısında zorlanma, suçluluğun dindirilmesi için farkında olmadan bir cezalandırılma arayışında olma, bu sebeple cezayı kışkırtacak şekilde davranma (örneğin kişinin iş yerindeki görevleri sürekli ertelemesi, böylelikle işten çıkarılmaya zemin hazırlamış olması) bilinçdışı suçluluk hisleriyle ilişkilendirilmektedir. ⟶ Devamı

Ergenlerde Sınav Kaygısı ve Sınava Hazırlık Sürecinde Zorlanma

Ergenlerde Sınav Kaygısı ve Sınava Hazırlık Sürecinde Zorlanma

Duygu Pamir Akın, Uzm. Psikolog

Sınav kaygısı, sınav öncesinde veya sınav esnasında kişinin yoğun bir biçimde kaygı duymasına bağlı olarak ortaya çıkan ve öğrenmiş olduğu bilgiyi sınav sırasında etkili bir biçimde kullanamamasına yol açan bir zorluk olarak tanımlanabilir. Sınav öncesinde kaygı düzeyinin belirli bir düzeyde artması öğrencilerin hem sınav öncesinde çalışma motivasyonunu sürdürebilmesi açısından hem de sınav anında etkili bir performans gösterebilmeleri açısından aslında gereklidir. Ancak ülkemizdeki gibi rekabetçi eğitim stratejilerin olduğu toplumlarda öğrencilerin üzerindeki baskı ve beklentinin giderek artması öğrencilerin sınavı ve sınava hazırlık sürecini etkili bir biçimde yönetebilmesini zorlaştırabilmektedir.   ⟶ Devamı

Kayıp ve Yas

Kayıp ve Yas

Ayperi Haspolat, Uzm. Psikolog

Yas tutma, kayıp yaşantısını izleyen doğal ve sağlıklı bir psikolojik süreçtir. Kayıp ve yas dendiğinde akla ilk gelen sevilen birinin ölümü olsa da aslında yaşam boyu pek çok kayıpla karşı karşıya kalırız. Örneğin bir ilişkinin bitimi, bir yerden (işten, şehirden, ülkeden) ayrılma, gebelik kaybı, ergenlikle birlikte çocukluğun, ileri yaşla birlikte gençliğin/sağlığın kaybı gibi gelişimsel kayıplar, hatta bir ülkünün, idealin, hayalin kaybı gibi soyut kayıplar sonrasında yas süreci açığa çıkabilir. Bazen bir kayıp eş, anne, baba, çocuk olma gibi yaşamdaki rollerin kaybı gibi başka kayıpları da yanında getirebilir. Bazen de güncel bir kayıp geçmişte yası tam tutulamamış kayıplarımızı tekrar etkinleştirir. ⟶ Devamı

Psikoterapide Çerçeve Nedir?

Psikoterapide Çerçeve Nedir?

Ceren Şimşek Koral, Uzm. Psikolog

Milner (1952) sanattaki çerçeve metaforunu psikoterapiye ilk uygulayan kişidir (aktaran Gray, 1994). Bir sanatçı bir eseri tamamladığında, eser genellikle çerçevelenir. Bir çerçeve, içerme işlevini yerine getirir; sanatsal yaratımı belirli sınırlar içinde tutar (Gray, 1994). Terapideki çerçeve de benzer şekilde, terapist-danışan ilişkisini, bu ilişkinin ve birlikte yürütecekleri sürecin sınırlarını, seans odasında paylaşılan anı, çağrışım, düşünce, duygu ve bilinçdışı materyalleri bir arada tutar. ⟶ Devamı

Hangi Narsizm? Büyüklenmeci ve Kırılgan Narsizmin Karşılaştırılmasına İlişkin Bir Gözden Geçirme

Hangi Narsizm? Büyüklenmeci ve Kırılgan Narsizmin Karşılaştırılmasına İlişkin Bir Gözden Geçirme

Psk. Dr. Dilay Eldoğan Eken

Mental Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal Ölçütleri El Kitabının (DSM) ön gördüğünün aksine, farklı kuramcılar, narsistik kişilik bozukluğu kapsamında değinilen patolojik narsizmin çok boyutlu bir kavram olabileceğini öne sürmüşlerdir. Ancak önceki basımlarda olduğu gibi en son basım olan DSM-V’te (2013) de narsistik kişilik bozukluğu tanı kriterlerinde patolojik narsizmin büyüklenmeci boyutuna aşırı vurgu yapılıp kırılgan boyutuna değinilmemiştir. ⟶ Devamı

Koronavirüs (Covid-19) Salgın Günlerinde Aile içi İlişkiler ve Evlilik

Koronavirüs (Covid-19) Salgın Günlerinde Aile içi İlişkiler ve Evlilik

Dr. Selçuk Aslan, Psikolojik Danışman

Küresel salgınlar sıkça yaşadığımız deneyimler değildirler. Bizim için yeni ve çoğu zaman bilinmedik yaşantılardır. Bu yeni durumlara uyum sağlamak ve başetmek tahmin edileceği üzere pek de kolay olmayacaktır. Bu süreçte bireysel zorlanmaların yanı sıra aile içi ilişki sorunları ve evlilik yaşantısında birtakım sorunların ortaya çıkması muhtemeldir. Çünkü aile sistemimiz de tıpkı bağışıklığımız gibi bilmediği bir durumla karşı karşıya kalmıştır ve buna göstereceği tepkiler her zamankinden farklı olabilecektir. ⟶ Devamı

Psikanalitik Psikoterapi Nedir?

Psikanalitik Psikoterapi Nedir?

Ayperi Haspolat, Uzm. Psikolog

Psikanalitik yönelimli psikoterapilerin uygulanmasında psikanalitik kuramlar temel alınmaktır. Bu yaklaşımda kişiyi terapiye başvurmaya iten güncel sorunların gelişiminde geçmişin etkisi ve bilinçdışı süreçlerin varlığının kabulü temel varsayımlardır. Bu doğrultuda psikanalitik yönelimli psikoterapilerde kişinin gelişim süreci boyunca ailesi ve çevresiyle etkileşimlerinin iç dünyasında bıraktığı izler, çatışmalı yanları, tekrarlayan ilişki dinamikleri gibi farkında olmadığı bilinçdışı süreçlere yönelik farkındalık kazanması ve tüm bunların yaşadığı güncel sorunlarla bağlantısının kurulması üzerine çalışılır. ⟶ Devamı

Bir Bellek Mücadelesi Alzheimer:  Alzheimer Hastalığı ve Bakım Verenler için Kısa Öneriler

Bir Bellek Mücadelesi Alzheimer: Alzheimer Hastalığı ve Bakım Verenler için Kısa Öneriler

Ceren Şimşek Koral, Uzm. Psikolog

Alzheimer hastalığı Dr. Alois Alzheimer’dan ismini almıştır. 1906 yılında Dr. Alzheimer, o sırada olağandışı bir akıl hastalığı nedeniyle ölen bir kadının, Auguste Deter’in, beyninde, değişiklikler keşfetmiştir. Semptomlar arasında hafıza kaybı, dil problemleri ve beklenmeyen davranış bulunmaktadır. Dr. Alzheimer Auguste Deter’in ölümünün ardından beynini incelemiş ve günümüzde amiloid plaklar olarak bilinen birçok normal olmayan anormal küme, ayrıca nörofibriller yumaklar olarak bildiğimiz karışık lif demetleri bulmuştur. İlginç bir şekilde, Alzheimer hastalığının ağırlıklı olarak genç insanlarda ortaya çıkan alışılmadık bir demans nedeni olduğu düşünülmüştür. Bu anlayış 1960'larda ve 70'lerde değişti. Şimdi Alzheimer hastalığını demansın en yaygın nedeni olarak kabul ediyoruz. ⟶ Devamı

Öfkeyi Yordamak: Bağlanma ve Öfke Boyutları Arasında Erken Dönem Uyumsuz Şemaların Aracı Rolü

Öfkeyi Yordamak: Bağlanma ve Öfke Boyutları Arasında Erken Dönem Uyumsuz Şemaların Aracı Rolü

Ayperi Haspolat, Uzm. Psikolog

Bu araştırmada öfke düzeyi ve ifadesini açıklamaya yönelik yeni yaklaşımlardan faydalanarak, cinsiyetler arası farklılıkları da ortaya koyabilecek, aracı bir model oluşturulması hedeflenmiştir. Buna göre; erken dönem uyumsuz şemaların bağlanma ile öfke düzeyi ve ifadesi arasındaki aracı rolüne yönelik bir model ekillendirilmiş ve bu modelde cinsiyet ve bağlanma figürü farklılıklarına da yer verilmiştir ⟶ Devamı

Kaygının Anlamı

Kaygının Anlamı

Psk. Dr. Dilay Eldoğan Eken

Kaygının getirdiği yük kaygının hiç yaşanmaması, kaygıdan tamamen kurtulma arzularını da beraberinde getirir. Halbuki Søren Kierkegaard’a göre kaygı, özgürlüğün baş döndürücü halidir. Var olduğunu bildiğimiz fakat henüz neler getireceğini bilmediğimiz olasılıklar kaygı yaratır. Bunun en somut örneğini insanın gelişim sürecinde gözlemleyebiliriz. Dünyaya kendi özgün halimiz ile geliriz, gelişim sürecinde ise yaşamın bireyselleşmeyi de kapsayan pek çok olasılıkla birlikte devam ettiğinin farkına varırız. Bireyselleşme ve yeni deneyimleri bir taraftan merak ile karşılarken diğer taraftan da kriz, risk ve karmaşayı barındırdığını fark ederiz. Bu ikircikli durumda ortaya çıkan kaygıyla yüzleşebilmek, “ben” olmanın, özgürleşmenin yolunu açar. ⟶ Devamı

Kırılgan Narsisizm ve Sosyal Kaygı Bozukluğu: Benzerlikler ve Farklılıklar

Kırılgan Narsisizm ve Sosyal Kaygı Bozukluğu: Benzerlikler ve Farklılıklar

Yrd. Doç. Dr. Dilay ELDOĞAN EKEN

Yapılan araştırmalar ve klinik gözlemler kırılgan narsisizm (KN) ve sosyal kaygı bozukluğu (SKB) belirtilerinin benzer ve farklı yönlerinin olduğunu göstermektedir. Ancak alan yazın incelendiğinde, iki psikopatoloji grubunu birlikte çalışan sınırlı sayıda araştırmaya rastlanmaktadır. Bu araştırma kapsamında ise KN ve SKB belirti düzeyleri farklılaşan gruplar, algıladıkları ebeveynlik stilleri ile telafi odaklı olumsuz başa çıkma tarzları açısından karşılaştırılmış, bu araştırmada bireylerin deneyimledikleri ebeveynlik stilleri ve telafi odaklı başa çıkma tarzlarındaki benzer ve farklı yönlerin incelenmesi amaçlanmıştır. ⟶ Devamı

Terapi Yolculuğunda Belirsizlikle Kalabilmek

Ceren Şimşek Koral, Uzm. Psikolog

“Gereksiz yere acele edince, acele ettiği ölçüde bir şeyleri gözden kaçırmak insanın özelliğidir. Trene binildiğinde çok uzaklara gidilebilir, ama o ölçüde deneyiminin artacağını sanmak da yanılgıdır. Yol kenarındaki çiçekler, ince dallardaki minik kuşlar kendi ayakları üzerinde yürüyen dürüst gezginlere görünür.” -Sosuke Natsukawa ⟶ Devamı

Demans Hastasına Bakım Vermek ve Muğlak Kayıp

Demans Hastasına Bakım Vermek ve Muğlak Kayıp

Ceren Şimşek Koral, Uzm. Psikolog

Demans hastasına bakım sürecinde, aile üyeleri için en acı verici deneyimlerden biri, sevdiklerinin kademeli olarak yok oluşunu ve onların psikolojik kaybını izlemektir (Dupuis, 2002). Demansa neden olan hastalıkların sonraki aşamalarında, aile üyeleri sevdiklerinin kendileri için hala var olup olmadığına ilişkin kafa karışıklığı ve buna eşlik eden bir duygusal sıkıntı hali deneyimler. Bu olgu, muğlak kayıp olarak bilinmektedir ⟶ Devamı

Telepsikoloji ve Psikoterapide Video Konferans Kullanımı

Telepsikoloji ve Psikoterapide Video Konferans Kullanımı

Psk. Dr. Dilay Eldoğan Eken

Telepsikoloji, psikolojik hizmetlerin telekomünikasyon teknolojileri aracılığıyla gerçekleştirilmesi olarak tanımlanmaktadır. Telefon, mobil araçlar, web sitesi ve sosyal medya telekomünikasyon teknolojileri arasında yer alırken, psikoterapi süreçlerinde sıklıkla video konferans yöntemi kullanılmaktadır. Online terapi olarak da anılan bu yöntem fiziksel mekândan bağımsız olarak yetkin ve yetkili psikologlara erişimi kolaylaştırmakta, kaçınma belirtileri deneyimleyen danışanlara psikolojik hizmet verilebilmesini sağlamaktadır.2 Son birkaç aydır tüm dünyada ve ülkemizde yaygınlaşan korona virüs salgını sebebiyle telepsikoloji uygulamaları bir tercih olmaktan çıkıp zorunluluk haline gelmeye başlamıştır. ⟶ Devamı

Stres Veren Yaşam Olayları, Bilişsel Duygu Düzenleme Stratejileri, Depresif Belirtiler ve  Kaygı Düzeyi Arasındaki İlişkiler

Stres Veren Yaşam Olayları, Bilişsel Duygu Düzenleme Stratejileri, Depresif Belirtiler ve Kaygı Düzeyi Arasındaki İlişkiler

Psk. Dr. Ece Ataman Temizel

Amaç: Bu çalışmada, üniversite öğrencilerinin stres veren yaşam olayları, kullandıkları bilişsel duygu düzenleme stratejileri ve bilişsel başa çıkma tarzları ile depresif ve kaygı belirti düzeyleri arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Bu amaçla öncelikle Bilişsel Duygu Düzenleme Ölçeği'nin Türkçe'ye uyarlaması, geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılmıştır. ⟶ Devamı

Sunum: Yeme Bozukluklarında Şema Terapi Uygulamaları

Sunum: Yeme Bozukluklarında Şema Terapi Uygulamaları

Psk. Dr. Ece Ataman Temizel

28. Ulusal Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Kongresi "YEME BOZUKLUKLARINDA ŞEMA TERAPİ UYGULAMALARI" başlıklı sunumu. Kilo kaybı ve beden algısının bozulmasının yanı sıra birçok dinamiği de içinde bulunduran anoreksiya nervozada ayrılma-bireyselleşme sürecindeki zorluklar, nesne ilişkilerinin uygun bir biçimde içselleştirilememesi, fazla kontrolcü ve çatışma çözmede yetersiz aile yapısı gibi çalışılması gereken birçok etiyolojik faktör bulunmaktadır. ⟶ Devamı

Sosyal Anksiyete Bozukluğunun Alt Tipleri: Heterojen Bir Tanı Kategorisi

Sosyal Anksiyete Bozukluğunun Alt Tipleri: Heterojen Bir Tanı Kategorisi

Psk. Dr. Dilay Eldoğan Eken

Sosyal anksiyete bozukluğu yaklaşık %7 oranındaki görülme sıklığı ile insanların kişilerarası ilişkilerinde, okul ve iş yaşamlarında zorluklarla karşılaşmaları ile sonuçlanan psikopatolojiler arasında yer almaktadır. Araştırma bulguları sosyal anksiyete bozukluğunun bireyler üzerindeki yıkıcı rolüne yönelik hemfikir olsalar da sosyal anksiyete bozukluğunun bireyler arasında görünümünün farklıla¬şıp farklılaşmadığı konusunda bir fikir birliğine henüz varılamamıştır. Bu bilgiler ışığında bu çalış¬manın amacı sosyal anksiyete bozukluğunun alan yazında yer alan alt tipleri arasında gözlenen niceliksel ve niteliksel farklılıkları incelemek, söz konusu farklılıkların tanı koyma süreçlerine ilişkin geliştirilen öneriler üzerindeki yansımalarını değerlendirmektir. ⟶ Devamı

Erken Dönem Uyumsuz Şema Alanları ve Sosyal Fobi Belirtileri: Duygu Düzenleme Güçlüğünün Aracı Rolü Var Mı?

Erken Dönem Uyumsuz Şema Alanları ve Sosyal Fobi Belirtileri: Duygu Düzenleme Güçlüğünün Aracı Rolü Var Mı?

Dilay Eldoğan Eken

Bu araştırmanın amacı, erken dönem uyumsuz şema alanları ile sosyal fobi belirtileri ilişkisinde duygu düzenleme güçlüğünün aracı değişken rolünü incelemektir. Araştırmanın örneklemini 2011-2012 öğretim yılında Hacettepe Üniversitesi’nde eğitimine devam eden 240 üniversite öğrencisi oluşturmaktadır. ⟶ Devamı

Ebeveyn-Ergen Çatışmasında Şema Terapi Uygulamaları

Ebeveyn-Ergen Çatışmasında Şema Terapi Uygulamaları

Psk. Dr. Ece Ataman Temizel

Psk. Dr. Ece Ataman Temizel'in Türkiye Çocuk ve Genç Psikiyatrisi Derneği Ergen Komisyonu ve Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü'nün işbirliği ile düzenlenen 22. Ergen Günleri'nde yapmış olduğu sunuma buradan ulaşabilirsiniz. ⟶ Devamı

Geriatrik Kaygı Ölçeği

Duygu Pamir Akın, Uzm. Psikolog

Bu çalışmada huzurevinde kalan yaşlılarda kaygı belirtileriyle, psikolojik kabul düzeyi ve çeşitli sosyo-demografik değişkenler arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla ilk olarak yaşlılarda kaygı belirtilerini boyutsal bir şekilde değerlendiren Geriatrik Kaygı Ölçeği'nin uyarlama çalışması gerçekleştirilmiştir. ⟶ Devamı

Yıl Dönümü Etkisi

Ceren Şimşek Koral, Uzm. Psikolog

Travmatik olayların yıl dönümü tarihleri, olay sırası ve sonrasındaki düşünce ve duyguları yeniden canlandırılabilir ve kişi, yoğun anksiyete ve depresyon yaşayabilir. Travmatik bir olayın yıldönümünde, olay(la)ı yeniden hatırlayabiliriz. Olay ve etkileri biliş-düşünce düzeyinde canlanmasa da duygu düzeyinde ve bazen bedensel olarak kendini hissettirebilir, kendimizi daha yoğun duygular yaşarken bulabiliriz. ⟶ Devamı

Doktor Odasında Ergen & Terapi Odasında Ergen 

Doktor Odasında Ergen & Terapi Odasında Ergen 

Psk. Dr. Ece Ataman Temizel

TED Üniversitesi'nde düzenlenen 20. Ulusal Psikoloji Kongresinde Doç. Dr. Zeynep Tüzün ve Psk. Dr. Ece Ataman Temizel “Ergenlerle çalışmak gerçekten zor mu? Ergenlerle yapılan klinik görüşmelerde genel değerlendirme ve görüşme ilkeleri” başlıklı bir Çalışma Grubu gerçekleştirmişlerdir. ⟶ Devamı

Schema Therapy for Pervasive and Chronic Life Problems: A Hermeneutic Single-Case Efficacy Design Study

Schema Therapy for Pervasive and Chronic Life Problems: A Hermeneutic Single-Case Efficacy Design Study

Psk. Dr. Ece Ataman Temizel

This study examines Schema Therapy (ST) within a framework inspired by the adjudicated hermeneutic single-case efficacy design. The client was a nineteen-year-old female college student, suffering from chronic life problems and cluster of related issues. ⟶ Devamı

Mindfulness as a Moderator in the Relation Among Core Belief Disruption, Rumination, Posttraumatic Symptoms, and Growth

Ayperi Haspolat, Uzm. Psikolog

Objectives In the present study, we tested moderated mediation models where the moderator role of mindfulness and its subscales has an indirect effect of core belief disruption (CBD) on posttraumatic symptoms (PTS) and posttraumatic growth (PTG) through intrusive (IR) and deliberate (DR) ruminations. ⟶ Devamı

Pozitif Psikoterapiye Giriş Kuram ve Uygulama

Pozitif Psikoterapiye Giriş Kuram ve Uygulama

Bir psikiyatri ve nöroloji uzmanı olan Nossrat Peseschkian, 1933 yılında İran'da doğmuş ve 1954 yılından 2010 yılındaki vefatına kadar Almanya'da yaşamıştır. Günümüzde Pozitif Psikoterapinin kurucusu olarak bilinmektedir. Çalışmalarını 18 farklı kültürden topladığı verilerle oluşturmuştur. ⟶ Devamı

Uygulamada Şema Terapi - Şema Mod Yaklaşımına Giriş Rehberi

Uygulamada Şema Terapi - Şema Mod Yaklaşımına Giriş Rehberi

Uygulamada Şema Terapi, uygulamalarında Şema Terapiden yararlanmak isteyen uygulamacılara kapsamlı bir giriş sunmaktadır. Bu alanda dünya çapında olan yazarlar, kendi kendini baltalayan şemaların iyileştirilmesi, hastaların işlevsel olmayan başa çıkma biçimlerinin durdurulması ve bunlar yerine onların günlük yaşamlarında temel duygusal gereksinimlerini karşılar hâle gelmesi yönündeki şema terapi amaçlarının nasıl çalışıldığını ortaya koymaktadırlar. ⟶ Devamı

İlk Görüşme

İlk Görüşme

"İlk Görüşme" kitabı, ruh sağlığı alanında çalışan uygulamacıların ve çalışmaya aday olan öğrencilerin eğitimlerinde önemli bir yere sahiptir. Yurt dışında yaygın olarak kullanılan bu kitabın Türkçeye çevrilmesinin psikoloji alanına önemli katkılar sağlayacağını umarak yola çıktık. ⟶ Devamı

Emotional Availability In Early Mother–Child Interactions For Children With Autism Spectrum Disorders, Other Psychiatric Disorders, And Developmental Delay

Duygu Pamir Akın, Uzm. Psikolog

Emotional availability (EA) is a method to assess early parent–child dyadic interactions for emotional awareness, perception, experience, and expression between child and parent that describe global relational quality (Z. Biringen & M. Easterbrooks, 2012). The current study aimed to examine the effects of an infant’s diagnosis of autism spectrum disorders (ASDs), other psychiatric disorders (OPD), and developmental delay (DD) on the maternal EA Scale (EAS; Z. Biringen & M. Easterbrooks, 2012; Z. Biringen, J.L. Robinson, & R.N. Emde, 2000) scores and the relative contributions of infant’s age, gender, diagnosis, developmental level, and maternal education on EAS scores in a clinical Turkish sample. ⟶ Devamı